Yengeç burcu ve özellikleri

Yengeç (Cancer) 22 Haziran - 23 Temmuz

Grubu Su
Uğurlu Günü Pazartesi
Uğurlu Sayısı 2
Uğurlu Taşı Yakut, aytaşı
Uğurlu Renkleri Beyaz, gümüş, beyazımsı gri, violet
Uğurlu Çiçekleri Nilüfer, beyaz gül, zambak
Uğurlu Kokuları Misk, müğe, leylak
Uğurlu Müzik Aşk şarkıları
En Belirgin Özelliği
Sadakat
En büyük ideali Maddi güven
En Büyük Hatası Dikkatsizlik
En Büyük Arzusu Toplumda yükselme
En merhametli, şevkatli, iyi niyetli insanların çoğunun sizin burcunuzdan çıktığı bilinen bir gerçektir. Ancak siz, bu şevkatinizin, iyi taraflarınızın bilinmesini de istemezsiniz. Mümkün olsa kendinizle ilgili herşeyi gizlersiniz. Onun için de pek çok kişi sizi yanlış tanır. Sizin asıl çehrenizi değil taktığınız masketi görür. Bu tıpkı suya vuran ayın aksini görmeye benzer. Evet sudaki ayın aksidir ama kendisi değildir. Siz de hassas Ay'ın idaresinde olduğunuz için kendinizi böyle gizlersiniz işte.

Ay'ın çocukları Yengeçler tıpkı Ay'a benzerler. Yani duyguları tıpkı Ay'ın büyüyüp küçülmesi ve karanlık dönemi gibi Yengeçler'in de duygusal dönemleri vardır. Berrak bir gecede kırlara çıkıp Ay'ı gözlemekle Yengecin karakteri hakkında pek çok ipucu elde edebilirsiniz. Ay ışığı onlara çok yakışır.

Şehrin tozu dumanı arasında Ay'ı görmek zor olabilir, ama her zaman bir almanağı veya ephemerisi(Ay ve diğer gezegenlerin hareketini gösteren tablo) inceleyebilirsiniz. Şayet böyle danışacağınız bir kitap yoksa o zaman Hürriyet'in ilavesinde yazdığım yazıları takip ederek Ay'ın konumunu tesbit edebilirsiniz. (Bunu her zaman yapmıyorum. Çünkü Ay yaklaşık ikibuçuk günde bir burç değiştiriyor) Ayın değişken şekline ve görünüşüne dikkat edin. Büyüdükçe ve ışıltısı arttıkça, gökyüzünde yavaş yavaş büyüyen kusursuz bir top şeklini alır. Küçüldükçe de yavaş yavaş gözden kaybolur ve gümüş gibi donuk bir pırıltıyla parlayan incecik bir ışıktan başka bir şey kalmaz. Yengeç'in gelip geçici huyları da sanki Ay'a göre ayarlanmış gibidir. Yengeçler de okyanus sularının alçalmasına ve yükselmesine neden olan aynı gizemli Ay etkisi altındadır. Bütün görünür değişimlere rağmen aslında Ay hiçbir zaman gerçekten değişmez. Sadece öyle görünür. Yani Ay'ın değişiyor olması bizim yanılgımızdan başka bir şey değil. Tıpkı bunun gibi Yengeçler de yükselen alçalan tüm dalgalanmalarına karşın, hep aynı insan olarak kalırlar. Değişkenliği içinde sürekliliği barındırır. Kendisini gördüğünüzde hangi dönemde olduğunu bilirseniz (Ay'ın küçülme ve büyüme dönemleri gibi) Yengeç'i tanımanız daha kolay olacaktır.

Ona ilk kez çılgınca kahkaha atarken rastlayabilirsiniz. Onun bu gülüşü kaçamayacağınız kadar bulaşıcıdır. Gırtlaktan çıkan boğuk bir ses tonu alçalıp yükselerek sürer gider. Eğlenceli yaşam havasında iken Yengeç'i tanımakta hiç güçlük çekmezsiniz. Her dakika bir kahkaha atarak, oradaki en neşeli insan olur. Eğer gösteriyi yapan kendisi değilse, o zaman başka birinin esprilerine aynı içten kahkahalarla gülecektir.

Yengeç'ten daha çok şakayı seven başka bir insan yoktur ve normalde sessiz, nazik görünümüne uymayan bir şekilde, komik tarafının birden patlak vermesi çok şaşırtıcı olur. Ay'ın hiciv yeteneği derindedir. Hiçbir zaman yüzeysel veya yapmacık değildir. Çünkü, insan davranışlarının en hassas bir şekilde gözlemleyen odur. Yengeç bu çılgınca Ay kahkahasını her gün atmaz, ama onu bodrumdaki eski sandığın dibinden çekip çıkarıvermesi bir an meselesidir.

Bunlar dışa dönük Aslanlar veya komik Yaylar gibi dikkat çekmeğe çalışmazlar. Ancak dikkati çekmek istedikleri zaman, Yengeçler'de inanılmaz bir göze çarpma yeteneği vardır. Bu beklenmeyen davranış sizi yanıltmasın. Onlar gizliden gizliye dikkati çekmekten hoşlanırlar. Haber olmaktan, alkışlardan neredeyse bir Aslan kadar hoşlanır. Açıkçası içine kapanık Yengeç beğenilmekten müthiş etkilenir. Her şeyden kaçabilir fakat beğenilmekten asla kaçmaz. Ay'ın dönemleri gibi duygusal periyodları olan Yengeçler'in hangi dönemde bulunduklarını anlamanız da o kadar zor değil. Mesela karamsarlık denizinin karanlık derinliklerinde dolaştığı bir sırada Yengeç dostunuzla karşılaşacak olursanız, oradan olabildiğince hızlı uzaklaşın. Yakalanacak olursanız,en neşeli anınızda bile sizi depresyonun en ağır köşelerine çekebilir.

Yengeç, korkularını genellikle Ay'ın delice şakalarıyla örter ama o korkular her zaman onun içindedir; gece gündüz gölgeler içinde gizlenen isimsiz tehlikelerin belli belirsiz korkusunu hisseder. Karamsarlık hiç yakasını bırakmaz. Her zaman o güzelim tatlı hayalleri bozmak için tetiktedir. Ne var ki o, bu korkuları yenmeyi öğreninceye kadar, korkular onun yüreğinin derinlerinde dolaşır ve ne zaman çok yükseklere uçmaya kalksa keyfini kaçırır. Öylesine duygusal, öylesine hassas ve öylesine kırılgandır ki, sert bir ifade, ses, hatta bakışınızdan bile alınabilir. Fakat, onun ne derece derinden yaralandığını anlamanız neredeyse imkansızdır. Ama Yengeçleri tanıyorsanız, onun kabuğuna çekilmesinden, sessizce içine kapanmasından derhal anlayabilirsiniz. Belki ağzını açıp bir şey söylemeyecektir. Zaten hiçbir şey söylemiyorsa, çok derinden yara almış demektir. Bazen de neredeyse bir Akrep'e taş çıkartacak bir kinle misilleme yapabilir, ama bunu da yine derin bir gizlilikle yapar. Fakat, bu davranışına pek rastlayamazsınız. Zira o ödeşmekten bir süre sonra vazgeçip hiçbir şey yapmadan kabuğuna iyice çekilmeyi tercih eder. Böyle bir durumda Yengeç tipleri kuşku, umutsuzluk ve üzüntü içinde kendi içine çekilmek ve yalnız kalmak ister. Tıpkı doğada yaşayan yengeçler gibi.

Yengeç, tam bir sır küpüdür. İnsanlar otomatik olarak sırlarını Yengeçler'e açarlar ama o, hassas sezgileriyle insanların kafalarının içinde ne olduğunu zaten bilir. Yengeçlerin şefkati son derece derin ve büyük ölçüde sezgiye dayanır. Aklına koyduğu zaman ondan gizlenebilecek hemen hemen hiçbir sır yoktur. Ama bu tek yönlü bir yoldur. Sizinle ilgili her şeyi eninde sonunda mutlaka öğrenir, ama siz onun gizli düşüncelerini hiçbir zaman öğrenemezsiniz. Her ne kadar Yengeç duygularını ayna gibi yansıtırsa da, elde edebileceği bir şey uğruna savaşmadan ondan vazgeçmez. Sevdiği bir arkadaş veya akraba, bir ünvan veya mevki, eski bir fotoğraf, hatta yıpranmış bir koltuk olabilir. Hiç farketmez.

Yengeçler'in hassasiyeti zor durumda olanları anlayacak kadar derindir. Üstelik acıma duyguları da gelişmiş olduğu için başkasının yokluk çekmesine katlanamaz. Fakat, yine de ilk hamleyi o yapmayacak, başka yardım ellerinin uzanıp uzanmadığını anlamaya çalışacaktır. Öyle kolay kolay hemen yardım elini uzatmaz. Gerçekten ihtiyacı olup olmadığını anlaması gerekir. Tabii bu sırada siz bir kaç kez boğulma tehlikesi atlatabilirsiniz. Ancak, gerçekten kendisine ihtiyaç duyulduğunu anladığı anda (Genellikle bu son an olabilir) yardım elini düşünmeden uzatacaktır. Sizin boğulmanızı izleyemeyecek kadar iyi kalplidir.